Kidyfen Yan Etkileri Nelerdir? Yan Etkileri ve Prospektüsü

KIDYFEN nedir ve ne için kullanılır?

• KİDYFEN, turuncu renkli, portakal kokulu bir süspansiyondur.


• KİDYFEN, 100 mL’lik renkli cam şişeler içinde piyasaya sunulmaktadır.

• KİDYFEN’in etkin maddesi olan ibuprofen, NSAİİ olarak adlandırılan non-steroidal antienflamatuar (steroid olmayan iltihap giderici) ilaçlar sınıfına aittir.

• KİDYFEN, bu özellikleri dolayısıyla, aşağıdaki durumlarda kullanılmaktadır:

• 6 ay ve üzerindeki çocuklarda ateşin düşürülmesi amacıyla kısa süreli olarak,


• 6 ay ve üzerindeki çocuklarda hafif ve orta derecedeki ağrıların giderilmesi amacıyla kısa süreli olarak,

• Çocukluk çağında eklemlerde bozukluk ve şekil bozukluğuna yol açan devamlı bir hastalık olan juvenil romatoid artrit belirtilerinin tedavisi.


Yan Etkileri Nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi KIDYFEN’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden herhangi biri olursa, KİDYFEN’i kullanmayı durdurunuz ve derhal doktorunuza bildiriniz veya size en yakm hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • Spesifik olmayan alerjik reaksiyon (Döküntü veya kaşıntı)
  • Anafilaksi Nefes darlığı veya yüzde, dudaklarda, göz kapaklarında, dilde veya boğazda
  • kaşıntılı döküntü ve/veya şişkinliğe sebep olabilecek ciddi alerjik reaksiyon

  • Astım Sıkıntılı nefes alma, göğüs veya nefes darlığına sebep olabilecek solunum yolu
  • iltihaplanması

    • Ağırlaşmış astım Sıkıntılı nefes alma, göğüs veya nefes darlığına sebep olabilecek solunum yolu iltihaplanmasının ağırlaşması

    • Bronkospazm Ciğerlerde, nefes almayı zorlaştırıcı geçici solunum yolu darlığı

  • Dispne Nefes almada zorluk
  • Kaşıntı (pruritus)
  • Deri üzerindeki kırmızı veya mor lekeler (purpura)
  • • Yüz, dudaklar, ağız, dil veya boğazda şişmeye (ödem) neden olan aşırı duyarlılık (anjiyoödem)

    • Steven-Johnson sendromu Deri üzerinde veya ağız yüzeyinde, acı veren, kırmızı veya mor döküntü ve kabarıklığa sebep olan hayatı tehdit edici alerjik reaksiyon

    • Ağızda ve vücudun diğer alanlarında su toplaması şeklinde veya farklı büyüklüklerde kırmızı döküntülerle seyreden hastalık (eritema multiforme)

    • Deride içi sıvı dolu kabarcıklarla, deri soyulmaları ve doku kaybı ile seyreden ciddi bir hastalık (toksik epidermal nekroliz)

    • Kurdeşen (ürtiker)

    • Işığa duyarlılık (fotosensitivite) ve içi sıvı dolu kabarcıklı (vezikülobüllöz) döküntü

    Bunlann hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri çocuğunuzda mevcut ise, çocuğunuzun KİDYFEN’e karşı ciddi alerjisi var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya çocuğunuzun hastaneye yatırılmasına gerek olabilir.

  • Anormal karaciğer fonksiyonları, karaciğer yetmezliği
  • Soğuk algınlığı veya boğaz ağrısına neden olabilecek, beyaz kan hücrelerinin sayısında aşın azalma (agranülositoz)
  • Aplastik anemi kan hücreleri sayısında ciddi azalma (kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve/veya kan pulcukları) Kanama veya enfeksiyonlara yatkınlığın artması
  • Kemik iliği baskılanması Kanama veya enfeksiyonlara yatkınlığın artması
  • Hemolitik anemi (bir tür kansızlık) Kırmızı kan hücrelerinde artan bozulma nedenli yorgunluk hissi
  • Kan pulcuklannın kümeleşmesinin baskılanması (trombosit agregasyon inhibisyonu) -Kanamaya yatkınlığın artması, morlukların görülmesi
  • Beyaz kan hücreleri (lökosit) sayısında azalma (lökopeni)
  • Kanda nötrofıl (bir çeşit beyaz kan hücresi) sayısında azalma (nötropeni) Vücudun enfeksiyon ile mücadele yeteneğinde azalma
  • Trombositopeni (Kanda, kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombosit-kan pulcuğu-say ısında azalma) Kanama, morlukların görülmesi
  • Mide barsak kanaması (gastrointestinal kanama)
  • Mide barsakta hafif kanama (gastrointestinal hemoraji)
  • Mide barsakta yaralanma (gastrointestinal ülserasyon)
  • Kanamaya bağlı katran renkli, kötü kokulu, vıcık vıcık, yapışkan dışkı (melena)
  • Pankreas iltihabı (pankreatit)
  • Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması (gastrit) Mide yanması
  • Kan kusma veya kahve telvesi renginde veya kıvamında kan tükürme (hematemez)
  • Küçük yaralarla belirgin ağız iltihabı (ülseratif stomatit)
  • Kalın bağırsak iltihabı (kolit) ve Crohn hastalığının alevlenmesi Karmda şiddetli kramp, ishal
  • Karaciğer iltihabı (hepatit) Sarılık
  • Akut böbrek bozukluğu — Sersemlik, idrar oluşmaması
  • Üre ve benzeri azotlu maddelerin kanda birikmesi (azotemi) Bilinç bulanıklığı
  • idrarda kan bulunması (hematüri)
  • Kreatinin maddesinin böbreklerden atılımının azalması (kreatinin klerensinin azalması)
  • Hematokrit azalması (kırmızı kan hücre sayısında azalma) Halsizlik
  • Aseptik menenjit (mikropsuz beyin zarı iltihabı)
  • Gastrointestinal perforasyon (mide ve bağırsaklarda delinme)
  • Eğer bunlardan biri çocuğunuzda mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya çocuğunuzun

    hastaneye yatırılmasına gerek olabilir.

    Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • Kulak çınlaması (tinnitus)
  • Kanda eozinofıl (bir çeşit beyaz kan hücresi) sayısında artma (eozinofıli)
  • Zihin karışıklığı, bulanıklığı (konfüzyon)
  • Olmayan şeyleri görme, hissetme veya duyma (halüsinasyon)
  • • Görme bulanıklığı

    • Zehirli bir madde nedeniyle görme keskinliğinin azalması (toksik ambliyopi)

  • Görme değişiklikleri
  • • Duymada azalma

    • Kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon)

    • Burun kanaması (epistaksis)

    • Rinit (nezle,grip)

    • Onıki parmak bağırsağında meydana gelen yara (duodenal ülser)

    • Mide ülseri (gastrik ülser)

  • Sarılık
  • • Hemoglobin azalması ve anormal karaciğer fonksiyon testi

    • Depresyon

    • Uykusuzluk ve anksiyete (kaygı, endişe)

    • Uyuşma (parestezi)

    • Uykululuk hali (somnolans)

  • Göz sinirlerinde iltihaplanma (optik nörit), bulanık görme
  • • iç kulak rahatsızlığından kaynaklanan baş dönmesi (vertigo)

  • Duyma zorluğu
  • • Çeşitli formlarda toksik böbrek bozukluklan (interstisyel nefrit ve nefrotik sendrom dahil).

    KİDYFEN gibi ilaçlar kalp krizi (miyokart infarktüsü) veya inme riskinde küçük bir artış ile ilişkili bulunabilir.

    Seyrek olarak KİDYFEN ile kan bozuklukları ve böbrek problemleri oluşabilir.

    Bunlarm hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.

    Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:

  • Döküntü
  • Kaşıntı
  • • Ödem (sıvı birikimine bağlı deri altında oluşabilecek şişlik)

  • Yorgunluk
  • Sıvı tutulması
  • iştah azalması
  • Sinirlilik
  • • Baş dönmesi (sersemlik hali)

  • Baş ağrısı
  • Bulantı
  • Mide bölgesinde ağrı (epigastrik ağrı)
  • Mide yanması
  • • Hazımsızlık (dispepsi)

  • Kusma
  • • Karın (abdominal) ağnsı/rahatsızlığı

    • İshal (diyare)

    • Kabızlık (konstipasyon)

    • Gaza bağlı mide-barsakta şişkinlik (flatulans)

    • Ağızda veya boğazda geçici yanma hissi.

    Bunlar KİDYFEN’in hafif yan etkileridir.

    KIDYFEN Nasıl Kullanılır?

    KİDYFEN’i çocuğunuza ne zaman ve ne şekilde vereceğiniz konusunda doktorunuzun talimatlarını izleyiniz. Eğer emin değilseniz, doktorunuza ya da eczacınıza sormalısınız.

    Çocuklar:

    KİDYFEN’in olağan günlük dozu bölünmüş dozlar halinde vücut ağırlığı başına 20-30 mg/kg’dır. Bu dozlar, aşağıdaki gibi verilerek sağlanabilir:

    6 ay-lyaş : Günde üç defa 2,5mL (yarım ölçek-çocuğunuzun 7 kg’dan ağır olması koşulu ile) 1-2 yaş : Günde üç-dört defa 2,5 mL (yarım ölçek)

    3-7 yaş : Günde üç-dört defa 5 mL (bir ölçek)

    8-12 yaş : Günde üç-dört defa 10 mL (iki ölçek)

    Juvenil romatoid artrit hastalığında (çocuk ve ergenlerde ortaya çıkan özel bir romatizmal eklem hastalığı), bölünmüş dozlar halinde vücut ağırlığı başına 40 mg/kg dozuna kadar verilebilir.

    Yetişkinler:

    Önerilen doz, bölünmüş dozlar halinde günde 1200-1800 mg’dır (günde üç defa 4-6 ölçek). Bazı hastalarda 600-1200 mg/gün dozunda idame edilebilir. Bölünmüş dozlar halinde verilen günlük doz 2400 mg’ı geçmemelidir. Ancak gerektiğinde, doz 3200 mg’a yükseltilebilir.

    KİDYFEN, aç kamına biraz su ile verilebilir. Ancak az sayıda hastada KİDYFEN ile hafif bir hazımsızlık hali ortaya çıkabilmektedir. Eğer böyle bir durum oluşursa, KİDYFEN’i bir miktar yiyecek ya da süt ile vermeniz yararlı olacaktır.

    KİDYFEN alımı ile ağızda veya boğazda geçici bir yanma hissi olabilir. Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayınız.

    Çocuklarda Kullanımı

    Yaşlılarda Kullanımı

    Yaşlılarda Kullanımı

    KİDYFEN böbrekleri ve karaciğeri normal çalışan yaşlılarda, doz ayarlaması yapılmaksızın kullanılabilir. Ancak yaşlılardaki dozajda dikkatli olunmalıdır. En düşük etkin doz olası en kısa süreyle kullanılmalıdır.

    Böbrek/Karaciğer/Kalp yetmezliği:

    Böbrek, karaciğer ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü KİDYFEN gibi NSAİİ’lerin kullanımı böbrek fonksiyonlarında bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz mümkün olan en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.

    Eğer KİDYFEN’in etkisinin çok giiçiü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

    KIDYFEN

    Doz Aşımı Durumunda Ne Yapılmalıdır?

    Reçete edilen günlük dozdan daha fazlasını kullanmayınız.

    KİDYFEN’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

    KIDYFEN Kullanmayı Unuttuğumda Ne Yapmalıyım?

    Bir dozu unutursanız, bunu hatırlar hatırlamaz ilacı veriniz. Ancak bir sonraki dozun zamanı gelmişse, unuttuğunuz dozu atlayınız ve daha sonrasında ilacınızı normalde kullandığınız şekilde kullanmaya devam ediniz.

    Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

    KİDYFEN ile tedavi sonlandırddığmda oluşabilecek etkiler

    Doktorunuz tedaviyi sonlandırıncaya kadar KİDYFEN kullanmaya devam etmeniz önem taşımaktadır. Sadece çocuğunuz kendisini daha iyi hissettiği için tedaviye son vermeyiniz. KİDYFEN’i zamanından önce keserseniz, çocuğunuzun hastalığı daha da kötüleşebilir.

    Hastalığın belirtilerinin rahatlamasında etkili olan en düşük dozun, en kısa süreyle kullanılması, istenmeyen etki oluşma olasılığını en aza indirecektir.

    Bu ilacın kullanımı hakkında başka sorularınız varsa, doktor veya eczacınıza sorunuz.

    KIDYFEN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

    KIDYFEN Kimler Tarafından Kullanılmamalıdır?

    Eğer,

    • Çocuğunuz ibuprofene veya bu ilacın içindeki yardımcı maddelerden birine karşı aşırı duyarlı (alerjik) ise,

    • Çocuğunuz daha önceden ibuprofen, aspirin ve diğer NSAİİ’İere karşı, astım, nezle (rinit) veya kurdeşen (ürtiker) gibi alerjik reaksiyonlar gösterdiyse,

    • Çocuğunuz sözü edilen bu ilaçlar nedeniyle daha önce mide-barsak kanaması veya delinmesi geçirdiyse,

  • Çocuğunuzun tekrarlayan mide-onikiparmak bağırsağ ülserleri, iltihabi barsak hastalıkları (ülseratif kolit, Crohn hastalığı), mide-barsak kanaması gibi hastalıkları varsa ya da daha önce tekrarlayan bir şekilde geçirdiyse,
  • Çocuğunuzun şiddetli kalp yetmezliği var ise,
  • İbuprofen kullanırken çocuğunuzda mide-barsak kanaması veya yaralanması (ülserasyon) oluşur ise,
  • Çocuğunuzda ağır karaciğer yetmezliği var ise,
  • Çocuğunuzda ağır böbrek yetmezliği (glomerüler fıltrasyon<30mL/dk) var ise,
  • Çocuğunuzda kanamaya eğilim artmış ise (kolay kanamaya neden olan durumlar var ise),
  • Koroner arter bypass cerrahisi (kalp damarlarındaki tıkanıklığın düzeltilmesi ameliyatı) öncesi veya sonrası dönemde KİDYFEN kullanılmamalıdır.
  • KIDYFEN Kullananlar Nelere Dikkat Etmelidir?

    Eğer,

  • Çocuğunuz astım hastası ise, veya daha önce astım geçirdiyse; bronşlarda spazma yol açabilir,
  • Çocuğunuz önceden mide-onikiparmak barsağı yaralanması veya başka mide-barsak hastalıkları geçirdiyse, bu tablolarda alevlenme görülebilir,
  • Çocuğunuzda böbrek hastalığı varsa; böbrek fonksiyonlarının izlenmesi gerekebilir. İbuprofen ve benzeri NSAİ ilaçları uzun süre kullanan kişilerde böbrek işlevlerinin bozulma riski, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlarda, idrar söktürücü (diüretik) ve ADE inhibitörleri sınıfından tansiyon ilacı alanlarda ve yaşlılardaartmaktadır,
  • Çocuğunuzda karaciğer hastalığı varsa,
  • Çocuğunuzda kalp hastalığı varsa ya da tansiyonu (kan basıncı) yüksek ise; vücudun çeşitli bölümlerinde su tutulması ve bunun sonucunda şişmeler (ödem) görülebilir,
  • İbuprofen ve benzeri ilaçlar, özellikle yüksek dozlarda ve uzun süreyle kullanıldıklarında, kalp krizi (miyokart infarktüsü) veya inme (felç) riskinde küçük bir artış ile ilişkili bulunmuştur. Kalp veya damar hastalıkları olan, daha önce inme (felç) geçirmiş olan veya bu gibi riskleri taşıyanlarda (yüksek tansiyon, yüksek kolesterol veya şeker hastalığı olanlar ya da sigara içenlerde) ibuprofen kullanımı konusunda doktor veya eczacı ile görüşülmelidir.
  • İbuprofen ve benzeri NSAİ ilaçlar uzun süreli (süreğen) kullanıldığında, çocuğunuz önceden bu türlü bir hastalık geçirmemiş olsa bile, mide-barsak kanalında yaralar, kanama ve delinme oluşabilmektedir. Bu tür istenmeyen etkilerin ortaya çıkma riski, daha önce böyle bir hastalık geçirmiş olanlarda, yaşlı kişilerde, yüksek ilaç dozlarında ve tedavi süresi uzadıkça artmaktadır.
  • Çocuğunuzun vücudunda sebepsiz olarak morarmalar, çürümeler ortaya çıkarsa, doktora başvurunuz,
  • Çocuğunuzda üşüme, titreme ve ateşin birdenbire yükselmesi, halsizlik, baş ağrısı ve kusma, ya da ensesinde katılık hissi ortaya çıkarsa hemen doktora başvurunuz; bir tür beyin zarı iltihabı (aseptik menenjit) belirtileri olabilir.
  • Çocuğunuzun cildinde kızarıklık, döküntüler belirirse, hemen doktora başvurunuz..
  • Diğer NSAİ ilaçlar ile olduğu gibi, KİDYFEN enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir.

    Çocuğunuzun hastalık belirtilerinin rahatlatılmasında etkili olan en düşük dozun, en kısa süreyle

    Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa çocuğunuz için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

    KIDYFEN İle Birlikte Yiyecek ve İçecek Tüketimi

    Belirtilen ilaç ile birlikte tüketilmesi sakıncalı olan yiyecek ve içecekler nelerdir? Ne yemeli veya ne yememeliyiz?

    KİDYFEN’i çocuğunuza aç karnına biraz su ile verebilirsiniz. Ancak az sayıda hastada KİDYFEN ile hafif bir hazımsızlık hali ortaya çıkabilmektedir. Eğer çocuğunuzda böyle bir durum oluşursa, KİDYFEN’i bir miktar yiyecek ya da süt ile vermeniz yararlı olacaktır. KİDYFEN ile birlikte alkol kullanılması önerilmez.

    Hamilelik (Gebelik) Döneminde Kullanılır mı?

    İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

    Çok gerekli olmadığı sürece, hamileliğin 1. ve 2. üç aylık döneminde ibuprofen kullanılmamalıdır.

    Hamileliğin son üç ayında kullanılmamalıdır.

    Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

    Emzirme Döneminde Kullanılabilir mi?

    İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

    KİDYFEN’in emziren anneler tarafından kullanılması önerilmemektedir.

    Araç ve makina kullanımı

    KİDYFEN, sersemlik, rehavet, yorgunluk ve görme bozuklukları gibi yan etkilere neden olabilir. Eğer bu yan etkiler görülürse, hastalar araç ve makine kullanmamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

    KIDYFEN Etken Maddesi Nedir?

    Bu tıbbi ürün sukroz ve sorbitol (E420) içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından çocuğunuzun bazı şekerlere karşı duyarlılığı olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü kullanmadan önce doktorunuzla temasa geçiniz. Sorbitol zaman zaman midede huzursuzluk ve ishale neden olabilir.

    Bu tıbbi ürün metil hidroksibenzoat (E218) ve propil hidroksibenzoat (E216) içermektedir. Alerjik reaksiyonlara (muhtemelen gecikmiş) sebebiyet verebilir.

    Bu tıbbi ürün gün batımı sarısı (El 10) içermektedir. Alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bu alerjik reaksiyonlar aspirine alerjik olan kişilerde daha yaygındır. Çocuğunuz aspirine alerjik ise KİDYFEN kullanmayınız.

    Bu tıbbi ürün her 5 mL’lik ölçeğinde 1 mmol (23 mg)’den daha az sodyum ihtiva etmektedir. Bu dozda sodyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

    Diğer ilaçlarla birlikte kullanımı

    Bazı hastalarda etkileşimler bildirildiği için, KİDYFEN tedavisinde iken, çocuğunuz için aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız dikkatli olmalısınız:

    • Aminoglikozit smıfı antibiyotikler (örn. gentamisin, kanamış in, streptomisin); bu ilaçların atılından azalabilir ve istenmeyen etkileri artabilir.

    • Yüksek tansiyon İlaçlan, tansiyon düşürücü etki azalabilir.

    • NSAİİ’ler (iltihap giderici ilaçlar), ADE inhibitörleri, beta-blokerler ve diüretikler (idrar söktürücüler) gibi yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların etkisini azaltabilir. Diüretikler ayrıca, NSAİİ’lerin nefrotoksisite (böbrekler üzerine zararlı etki) riskini artırabilir.

    • Kolestiramin (yüksek kolesterol için kullanılan reçineler): İbuprofenin, kolestiramin ile birlikte uygulanması, ibuprofenin mide-barsak kanalındaki emilimini azaltabilir. Fakat klinik önemi bilinmemektedir.

  • Sülfonilüre (kan şekerini düşürücü bir ilaç): NSAİİ’ler sülfonilüre tedavilerini potansiyalize edebilirler. Sülfonilüre tedavisi görmekte olan hastalarda ibuprofen kullanımı ile çok seyrek hipoglisemi (kan şeker düzeyinde azalma) rapor edilmiştir.
  • • Mifepriston (düşük ilacı): NSAİİ’lerin prostaglandin etkiyi ters yönde etkileme özellikleri sebebiyle, teorik olarak ilacm etkililiğinde azalma olabilir. Sınırlı kanıtlar, prostaglandin ile NSAİİ’lerin aynı gün birlikte uygulanmasının, mifepriston veya prostaglandinin servikal olgunlaşma veya uterus kontraktilitesi (rahmin kasılması) üzerindeki etkilerini olumsuz etkilemediğini ve hamileliğin medikal terminasyonunun (tıbbi olarak sonlandırılması) klinik etkililiğini düşürmediğini göstermektedir.

  • CYP2C9 İnhibitörleri (Karaciğerde ilaçların etkisiz hale getirilmesinde görev yapan proteinleri durduran ilaç grubu): İbuprofenin, CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması, ibuprofene (CYP2C9 enzimlerini etkileyen madde) maruziyeti arttırabilir. Vorikonazol ve flukonazol (mantar tedavisinde kullanılan ilaçlar, CYP2C9 inhibitörleri) ile yapılan bir çalışmada, yaklaşık %80-100 oranında artmış bir S(+)-ibuprofen maruziyeti gösterilmiştir. Özellikle yüksek dozdaki ibuprofenin vorikonazol veya flukonazol gibi güçlü CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması durumunda, ibuprofen dozunun düşürülmesi düşünülmelidir.
  • Kan pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar (örn. varfarin); pıhtılaşma engelleyici etki artabilir.
  • Pıhtılaşmayı sağlayan kan pulcuklannın faaliyetini engelleyen ilaçlar (antitrombosit ajanlar, örn. aspirin dipiridamol, klopidogrel) ve depresyon için kullanılan selektif serotonin geri alım inhibitörleri (örn. fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin, sertralin); NSAİİ’ler ile birlikte kullanıldıklarında mide-barsak kanalında kanama riskini arttırabilirler.
  • Aspirin; istenmeyen etki oluşma olasılığı artabilir.
  • Ginkgo biloba bitkisel özütü; mide-barsak kanalında kanama riski artabilir.
  • İdrar söktürücüler (öm. furosemid); idrar söktürücü etki azalabilir ve böbrek bozukluğu riski artabilir.
  • Kalp yetmezliğinde kullanılan kalp glikozidleri (örn. digoksin, digitoksin); bu ilaçların kan düzeyleri artabilir.
  • Kaptopril (yüksek tansiyonda kullanılan bir ilaç) ile birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır.
  • Kinolon sınıfı antibiyotikler (örn. siprofloksasin); nöbet (konvülsiyon) gelişme riski vardır.
  • Diğer ağrı kesiciler (COX-2 inhibitörleri dahil diğer NSAİI’ler; örn. aspirin, naproksen, selekoksib, nimesülid); iki veya daha fazla NSAİ ilacın birlikte kullanılmasından kaçınılmalıdır.
  • Kortizon grubu ilaçlar; mide-barsak kanalında ülser (yara) ve kanama riski artabilir.
  • Lityum tuzları (ruhsal hastalıklarda kullanılır) ve metotreksat (romatizmal eklem hastalıklarında ve bazı kanser türlerinde kullanılan bir ilaç); vücuttan atılmaları azalabilir. NSAİİ’ler, metotreksatın tübülar sekresyonunu (idrara atılmasını) engelleyebilir ve metotreksatın klerensini (temizlenmesini) düşürebilir.
  • Mifepriston (düşük ilacı); ilacın etkililiğinde azalmaya neden olabilir.
  • Siklosporin (bağışıklık sisteminin aktivitesini azaltan özellikle organ nakli yapılan hastalarda kullanılan bir ilaç); böbrek bozukluğu riskinde artış olabilir.
  • • Takrolimus (bağışıklık sisteminin aktivitesini azaltan özellikle organ nakli yapılan hastalarda kullanılan bir ilaç); NSAİİTer ile beraber kullanıldığında böbrek üzerine olan zararlı etkilerinde artış olabilir.

    • Tiklopidin (antitrombositer bir ilaç) ile birlikte kullanılmamalıdır.

    • Zidovudin; NSAİİTer ile beraber verildiğinde kandaki toksik etki riskinde artış olabilir. Aynı zamanda zidovudin ve ibuprofen tedavisi alan HIV (+) hemofili (kanamanın durmaması sorunu) hastalarında kan oturması ve eklem boşluğunda kan birikmesi riskinde artışa ilişkin kanıt bulunmaktadır.

    Eğer çocuğunuzda reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise, lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

    KIDYFEN prospektüsünü PDF dosyası olarak indirmek için buraya
    –Arşiv–
    –Arşiv–

    Leave a Reply