Dolgit Akut Ne İlacıdır? İlaç Bilgisi ve Yan Etkileri




Dolgit, mikrop, hasarlı doku veya toksinlere karşı vücudun göstermiş olduğu sıcaklık artması, kızarıklık, ağrı, hareket kısıtlılığı ile Kendini gösteren ve inflamasyon diye adlandırılan duruma karşı (antiinflamatuvar) ve ağrı kesici (analjezik) ürünler olarak bilinen nonsteroid antiinflamatuvar ilaç (NSAİİ) grubuna dahildir.

Yumuşak jelatin kapsüller içinde ambalajlanmıştır.

Dolgit aşağıdaki durumlarda kullanılmalıdır:

Hafif ila orta şiddette ağrı

Ateş

Şiddetli eklem iltihabı (akut artrit) (gut adlı hastalığın atakları dahil)

Kronik eklem ağrısı, özellikle romatoid artrit (kronik poliartrit)

Eklemlerin sertleşerek iltihaplandığı (ankilozan spondilit) ve omurganın diğer iltihaplı (inflamatuvar) romatizmal hastalıkları

Eklemlerin ve omurların yapısal olarak bozulması ile seyreden (dejeneratif) hastalıklarındaki rahatsızlıklar (artroz, spondiloartroz)

Yumuşak doku romatizmasında

Lezyonları veya operasyonları takiben ağrılı şişlikler ve iltihaplarda (inflamasyonlarda) kullanılır.

Olası yan etkileriler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi Dolgit Akut’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden biri olursa, Dolgit’i kullanmayı durdurun ve derhal doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • Sindirim sistemi ülserinin kanaması veya delinmesi, dışkının siyah veya kanlı olması, kan kusma
  • Ayaklarda şişlik, kan basıncının artması (hipertansiyon), kalbin yetersiz çalışması, çarpıntı, kalp krizine bağlı göğüs ağrısı
  • Kandaki hücrelerinin sayısının azalmasına bağlı ateş, boğaz ağrısı, ağızda yaralar oluşması, grip benzeri şikayetler, ciddi yorgunluk, burun ve deride kanamalar
  • Baş ağrısı, baş dönmesi, uykusuzluk, huzursuzluk, asabiyet, yorgunluk
  • Görmede bozukluk
  • Yemek borusu, mide veya pankreas iltihabı
  • Barsaklarda sıkışma
  • Böbrek iltihabı ve böbrek yetmezliği gelişmesi
  • Kanda ürik asit miktarının artması
  • İnfeksiyona bağlı iltihaplarda artış (kızarıklık, ağrı, sıcaklık artışı, ağrı, ateş)
  • Menenjit (beyin zarı iltihabı) belirtileri (şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş, ense sertliği veya bilinç bulanıklığı)
  • Dil, yüz ve solunum yollarında şişme, zor nefes alıp verme, çarpıntı, kan basıncında ani düşüş
  • Karaciğer bozukluğu, karaciğer yetmezliği, ani gelişen karaciğer iltihabı
  • Psikiyatrik tepkiler, depresyon

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.

Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin Dolgit’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir’. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • Mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı, ağızda yaralar oluşması, varolan kolit veya Crohn hastalığının kötüleşmesi
  • Kulak çınlaması, duymada azalma
  • Deride kurdeşen, kızarıklık ve kabarcıklar oluşması, saç dökülmesi
  • Egzema
  • Astım atakları

Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir. Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:

  • Gaz çıkarma, kabızlık, hazımsızlık, mide yanması
  • Deride kaşıntı

Bunlar Dolgit’in hafif yan etkileridir.

Dolgit Akut Nasıl Kullanılır?

Dolgit’i daima doktorunuzun talimatları doğrultusunda kullanınız. Tamamen emin olmadığınız bir durumda lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız!

Dolgit yeterli miktarda sıvıyla birlikte çiğnemeden öğün sırasında veya sonrasında alınmalıdır. Hassas midesi olan hastalar için, Dolgit’in yemekler sırasında alınması önerilmektedir.

Romatizmal hastalıklar söz konusu olduğunda, uzamış bir süre boyunca Dolgit ile tedavi gerekli olabilir. Tedavinin süresi doktor tarafından belirlenir.

Ateş ve ağrı söz konusu olduğunda, tedavi süresi belirtilere bağlıdır. Ancak, Dolgit ile tedavi birkaç günü geçmemelidir. Bu süre içinde rahatsızlıklarınız devam ederse, doktorunuza danışınız.

Dolgit’i hekiminizin tavsiyesine göre alınız. Eğer yeterli ağrı kesici etki hissetmezseniz, ilacınızın dozunu kendiniz artırmayınız, doktorunuza danışınız.

Eğer Dolgit’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz varsa doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Yaşlılarda Kullanımı

Özel doz ayarlaması gerekli değildir. Yaşlı hastalar, olası yan etkiler yüzünden, özellikle dikkatli bir gözetim altında bulundurulmalıdırlar.

Özel Kullanım Durumları

Hafif ya da orta şiddette böbrek ve karaciğer yetmezliği olan kişilerde doz azaltılması gerekli değildir.

Doz Aşımı Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Dolgit’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmış sanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

Doz aşımının belirtileri, karın ağrısı, bulantı ve kusmanın yanı sıra baş ağrısı, baş dönmesi ve bilinç kaybı (çocuklarda ayrıca kas kasılmaları) gibi merkezi sinir sistemi bozuklukları olabilir. Ayrıca, mide-barsak sisteminde kanama ve karaciğer veya böbreklerin işlevsel bozuklukları mümkündür. Bundan başka, düşük tansiyon (hipotansiyon), solunum baskılanması ve cildin mor renk alması (oksijen azlığı veya karbondioksit fazlalığı nedeniyle siyanoz ) meydana gelebilir. Bilinen özel bir panzehiri yoktur.

Aşırı dozdan şüphelenirseniz doktorunuzu bilgilendirin. Doktorunuz zehirlenmenin derecesine göre muhtemel gerekli önlemeler için karar verecektir.

Dolgit Akut Kullanmayı Unuttuğumda Ne Yapmalıyım?

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

Dolgit Akut Kimler Tarafından Kullanılmamalıdır?

İbuprofene veya bileşiminde yer alan diğer maddelere karşı aşırı duyarlılığınız var ise;

Eğer geçmişte asetil salisilik asit veya diğer non-steroid anti-inflamatuvar ilaçların(NSAİİ) alımından sonra, astım ataklarınız, burun mukozanızda (burun iç yüzeyindeki nemli doku) şişme veya derinizde reaksiyon görülmüşse;

Nedeni belirsiz bir şekilde alyuvar, akyuvar veya pıhtılaşma hücreleri gibi kan hücrelerinizin yeterli miktarda oluşmadığı durumlarda;

Eğer geçmişte tekrarlayan mide kaynaklı kanamanız olmuş veya midede yara (ülser) veya onikiparmak barsağında yara (peptik ülser) oluşmuşsa (belirlenmiş en az iki farklı ülser veya kanama);

Geçmişinizde, öncelikle NSAİ ilaçlar ile tedaviyle bağlantılı olarak mide-barsak kanaması veya delinme (perforasyon) olmuş ise;

Beyin kan damarlarında (serebrovasküler) kanamalar veya diğer kanamalarda;

Şiddetli karaciğer veya böbrek bozukluklarında

Şiddetli kardiyak yetmezlik

Gebeliğin son üç ayında

15 yaşından küçük çocuklar

Dolgit Akut Kullananlar Nelere Dikkat Etmelidir?

Mide-barsak bölgesi

Diğer aynı grup ilaçlarla ( NSAİİ’lar) Dolgit’in eş zamanlı kullanımından kaçınılmalıdır.

Belirtilerin kontrol edilebilmesi için, en kısa kullanım süresi içinde en düşük etkin doz alınarak yan etkiler azaltılabilir.

Yaşlı hastalar:

Eğer yaşınız ilerlemişse; NSAİ ilaçların kullanımından sonra, mide-barsak bölgesinde özellikle kanama veya delinme (perforasyonlar) meydana gelebilir. Bu rahatsızlıklar hayatı tehdit edebilecek boyutta olabilir. Bu nedenle ileri yaş hastalara yönelik dikkatli bir tıbbi gözlem gereklidir.

Mide-barsak kanamaları, ülser ve delinmeler (perforasyon):

Ölümle de sonlanabilen mide-barsak kanamaları, yara (ülser) veya delinme (perforasyon)’lerin hepsi NSAİ ilaç tedavisi altında gözlenmiştir. Tedavi süreci boyunca bunlar, ilk uyarı belirtileriyle veya ilk uyarı belirtisi olmaksızın ya da şiddetli mide-barsak rahatsızlıklarıyla meydana gelmiştir.

Geçmişte yara (ülser) rahatsızlığı yaşamış ve özellikle yarayla birlikte kanama veya delinme oluşmuşsa ve yaşlı iseniz; NSAİİ’ın artan dozlarında mide-barsak kanaması, yara veya delinme riski çoğalır. Böyle durumlarda, tedaviye, mümkün olan en düşük doz ile başlamalıdır. Düşük doz aspirin veya mide-barsak hastalığı riskini artıran ürünler ile tedaviye ihtiyaç duyan hastalarda olduğu gibi, bu tür hastalarda da tedavinin mideyi koruyucu ilaçlar ile birlikte verilmesi düşünülmelidir.

Eğer daha önce mide-barsak bölgesinde yan etkiyle karşılaşmışsanız, özellikle ilerlemiş yaşlarda, özellikle tedavi başlangıcında mide-barsakla ilgili her anormal belirtiyi bildirmelisiniz.

Eğer ağızdan alınan kortizon gibi ilaçlar ile aspirin gibi kanı sulandıran, veya depresyon gibi hastalıklarda kullanılan ilaçlar ile eş zamanlı kullanım söz konusu ise, dikkatli olmalısınız.

Eğer, Dolgit kullanımı esnasında mide-barsak bölgesinde bir kanama veya yara oluşursa tedavi durdurulmalıdır.

Hastalık geçmişinde mide-barsak rahatsızlığı (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) olan hastalara, NSAİİ, hastanın durumunun kötüleşmemesi için uyarıda bulunarak uygulanmalıdır.

Kalp-dolaşım sistemi üzerine etkiler

Dolgit gibi ürünler inme veya kalp krizi ihtimalini hafifçe artırabilir. Yüksek doz ve uzun süreli tedavi bu durumun oluşma ihtimalini daha fazla artırır. Önerilen dozları veya tedavi süresini aşmayınız!

Eğer kalp rahatsızlıklarınız var ise veya önceden felç geçirmiş iseniz veya bu rahatsızlıklar için risk taşıdığınızı düşünüyorsanız (örneğin; yüksek tansiyon, şeker hastalığı veya yüksek kolesterol varsa veya sigara kullanıyorsanız, tedavinizi doktorunuz veya eczacınızla görüşmelisiniz.

Deri reaksiyonları:

Çok ender durumlarda NSAİ ilaçlarin kullanımıyla ilişkili olarak, pul pul dökülmelerin görüldüğü deri iltihabı (eksfoliyatif dermatit), hayatı tehdit edici cilt ve ağız içindeki gibi parlak dokularda (mukoza) aşırı hassasiyete bağlı yaygın sulu baloncuklar, lekeler gibi cilt oluşumları görülen Stevens Johnson adı verilen hastalığın ağır bir türü olan toksik epidermal nekroliz dahil olmak üzere, bazıları ölümcül olan ağır deri reaksiyonları bildirilmiştir. Hastalarda bu tür reaksiyon riskinin, tedavinin erken dönemlerinde en yüksek olduğu görünmektedir. Olguların büyük bir çoğunluğunda reaksiyonun ortaya çıkışı, tedavinin ilk ayı içinde olmuştur. Deri döküntüleri, parlak doku (mukozal) lezyonları ya da diğer aşırı duyarlılık bulguları belirir belirmez ibuprofen kesilmelidir.

Hastalar ani kilo artışı veya ödem oluşması, hepatotoksik (karaciğerde toksik etki) belirtilerin ortaya çıkması (yorgunluk, letarji, kaşıntı, ateş benzeri belirtiler) ve anaflaktoid (alerjik) reaksiyonların oluşması (nefes almada zorluk, boğazda ve yüzde şişme) halinde derhal doktora başvurmalıdırlar. Bu yan etkiler çoğunlukla tedavinin ilk ayında görüldüğü için, bunlara ilişkin en yüksek risk tedavinin başlangıcındadır. Deride kızarıklığa ait ilk belirtiler görüldüğünde, ağız içindeki gibi parlak dokularda (mukoza) kızarıklık veya diğer aşırı hassasiyet bulguları olduğunda Dolgit kullanımı durdurulmalı ve doktora acil olarak danışılmalıdır.

Su çiçeği enfeksiyonu sırasında kullanılmamalıdır.

İlave notlar:

Dolgit, ancak aşağıda belirtilen yarar-risk oranları dikkatlice göz önünde bulundurulduktan sonra kullanılmalıdır:

Doğuştan gelen bazı kan hastalıkları (alyuvarlarda oksijen taşıyan hemoglobinin yapı taşı olan porfirinin metabolizma bozukluğu )

Bağışıklık sisteminin kendi dokusuna hasar verdiği bazı hastalıklar (Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve diğer karma bağ doku hastalığının birlikte görüldüğü hastalıklar)

Aşağıdaki durumları olan hastalarda özellikle dikkatli bir tıbbi gözlem gereklidir:

Büyük cerrahi müdahalelerden hemen sonra;

Alerjinin olduğu durumlarda (örn. diğer ilaçlarla ilgili, astım, saman nezlesi), burun iç dokusunda (mukoza) müzminleşmiş şişme veya solunum yolunda meydana gelen müzminleşmiş (kronik) alerjik hastalıklar;

Böbrek veya karaciğer işlevlerinde azalma

Şiddetli ve ani aşırı hassasiyet tepkileri (örn. şok) nadiren gözlenir. Dolgit alımından sonra aşırı hassasiyetin ilk belirtileri görüldüğü takdirde, Dolgit ile tedavi durdurulmalıdır. Gerekli tıbbi tetkikler, yetkili uzman tarafından yaptırılmalıdır.

Dolgit’in etkin maddesi ibuprofen, kanın pıhtılaşmasını geçici olarak engeller. Bu yüzden pıhtılaşma ile ilgili bozukluğu olan hastalar Dolgit kullanırken dikkatlice gözlemlenmelidir.

İbuprofen içeren ilaçlarla eş zamanlı kullanım, düşük doz aspirinin kan sulandırıcı etkisini bozar. Bu yüzden, ibuprofen içeren ilaçları doktorunuzun tavsiyesi olmadan kullanmamalısınız.

Dolgit’in uzun süreli kullanımı durumunda karaciğer ve böbrek fonksiyonları işlevlerinin ve kan sayımının düzenli olarak kontrol edilmesi gereklidir.

Makrogol gliserol hidroksistearat mide bozuklukları ve diyareye neden olabilir.

Lütfen operasyonlardan önce Dolgit alınması ile ilgili, doktorunuza veya diş hekiminize danışınız veya onları bilgilendiriniz.

Ağrı kesicilerin uzun süreli yüksek doz kullanılarak suistimali durumunda baş ağrıları

oluşabilir. Bu baş ağrıları, ilacın yüksek dozları ile tedavi edilmemelidir. Dolgit aldığınız halde sıkça baş ağrısı yaşıyorsanız, doktorunuza danışınız!

Genel olarak, ağrı kesici ilaçların alışkanlık halinde alınması, özellikle de birden fazla ağrı kesici ilacın birlikte kullanılması, böbrek yetmezliğine neden olabilecek kalıcı böbrek hasarına neden olabilir.

Yumurtlama ve döllenme üzerine etkileri olan maddelerin (prostaglandin) üretilmesinin baskılanmasına sebep olan diğer tıbbi ürünler gibi, Dolgit’in kullanılması hamile kalınmasını zorlaştırabilir.

Eğer hamile kalmakta güçlük çekiyor iseniz veya hamile kalmayı düşünüyor iseniz doktorunuzu bilgilendirmelisiniz.

Çocuklar

15 yaşın altındaki çocuklarda, aktif madde içeriği çok yüksek olduğu için Dolgit uygulanmamalıdır. Bu yaşlar için, içinde bu etken maddenin daha düşük miktarlarını içeren ilaçlar mevcuttur

‘Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.’

Dolgit yiyecek ve içecek ile kullanılması

Dolgit ile tedavi esnasında tercihen alkol kullanmamalısınız.

Hamilelik (Gebelik) Döneminde Kullanılır mı?

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Dolgit kullanımı esnasında hamileliğiniz doğrulanırsa, doktorunuzu bilgilendirin. Dolgit’i ancak doktorunuza danıştıktan sonra, hamileliğin birinci ve ikinci üç aylık döneminde kullanabilirsiniz. Anne ve çocuk için istenmeyen bir tıbbi durum oluşması için yüksek risk taşıması sebebiyle Dolgit hamileliğin son üç aylık döneminde kullanılmamalıdır.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme Döneminde Kullanılabilir mi?

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Dolgit ve onun ürünleri, anne sütüne çok az miktarda geçmektedir. Şu ana kadar anne sütü alan çocuklarla ilgili bilinen bir zararlı sonuç olmadığı için, kısa süreli tedavi sırasında emzirmeye ara vermeye gerek yoktur. Ancak, uzun süreli uygulama veya yüksek dozlar reçete edilmişse, emzirmenin erken bırakılması düşünülmelidir.

Araç ve makina kullanımı

Dolgit’in yüksek dozda kullanımı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi merkezi sinir sistemi yan etkilerine yol açabileceğinden, nadir vakalarda araba sürme ve makine kullanma için gerekli olan zihinsel ve/veya fiziksel yetenekler bozulabilir. Bu etki, eş zamanlı alkol tüketimi ile artış gösterebilir.

“Dolgit güvenli araç kullanımım engelleyebileceği için araç kullanmayınız.”

Dolgit AKUT Etken Maddesi Nedir?

Dolgit her dozunda 7,84 mg propilen glikol içerir. Propilen glikole bağlı herhangi bir olumsuz etki beklenmez.

Dolgit her dozunda 133,53 mg gliserol içerir. Gliserole bağlı herhangi bir olumsuz etki beklenmez.

Diğer İlaçlar İle Birlikte Kullanılır mı?

Ibuprofen (diğer NSAİİ’ler gibi) aşağıda belirtilen etken maddelerle kullanıldığında dikkatli olunmalıdır:

Diğer NSAİİ’lar:

Ibuprofenin diğer NSAİİ’lerle birlikte kullanılması sonucu sinerjik etki oluşabileceğinden mide-barsak kanaması riski artabilir. Bu sebebten dolayı ibuprofenin diğer NASİİ’la birlikte kullanılmasından kaçınılmalıdır.

Digoksin, Fenitoin, Lityum:

DOLGİT ‘in digoksin (kalbin gücünü canlandıran bir ilaç), fenitoin (epilepsi tedavisinde kullanılan bir ilaç) veya lityum (zihinsel-ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç) ile eş zamanlı kullanımı, ürünün kandaki miktarını arttırır. Lityum kan seviyesinin kontrolü gerekmektedir. Ayrıca digoksin ve fenitoin kan seviyelerinin de kontrolü önerilir.

Diüretikler, ACE-inhibitörleri, Betareseptör Blokerleri, Anjiotensin II antagonistleri: Dolgit, idrar söktürücü ilaç (diüretik) ve tansiyon düşürücü (antihipertansif) ilaçların etkinliğini azaltır. Bozulmuş böbrek fonksiyonu olan bazı hastalarda (dehidrate hastalar, bozulmuş böbrek fonksiyonu olan yaşlı hastalar vb.) diüretikler, ACE-inhibitörleri, betareseptör blokerleri ve anjiotensin II antagonistleri ile ibuprofen gibi siklooksijenazı inhibe eden ilaçların birlikte kullanımı böbrek fonksiyonlarında kötüleşmeye yol açabilir. Bu durum sonucu, hastada geri dönüşümü mümkün olan ani böbrek yetmezliği gelişebilir. Bu sebepten dolayı özellikle yaşlı hastlarda bu ilaçlar birlikte kullanılırken çok dikkatli olunmalıdır.

Hastaların hidrasyonuna özen gösterilmeli ve bunun yanında ilaçları kullanmadan önce ve kullandıktan sonra böbrek fonksiyonları kontrol edilmelidir.

Dolgit’in potasyum tutucu idrar söktürücü ilaçlarla (diüretiklerle) birlikte kullanımı, kanda potasyum seviyesini arttırır.

Glukokortikoidler, Asetilsalisilikasit, Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörleri : Dolgit’in glukokortikoidler ile aynı zamanda kullanımı mide-barsak ülserlerinin kanama riskini arttırabilir. Aspirin gibi kan sulandıran ve çöküntü (depresyon) tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (selektif serotonin geri alım inhibitörleri) mide-barsak kanama riskini artırabilir. Dolgit’in etkin maddesi ibuprofen ile birlikte kullanım halinde, düşük dozdaki aspirinin kan sulandıran etkisi bozulabilir.

Metotreksat:

Dolgit’in metotreksat adlı ilacın içilmesinden önce veya sonraki 24 saat içinde alınması, kanda bu ilacın düzeyini ve istenmeyen etkilerini artırabilir.

Siklosporin:

NSAİİ ile eş zamanlı kullanımda, siklosporinin (organ nakli reddinin önlenmesinde veya romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç) böbreğe hasar verici etki riski çoğalmaktadır. Bu etki siklosporinin ibuprofen ile birlikte kullanımı için de geçerlidir.

Antikoagulanlar:

Non-steroid antiromatizal ilaçlar birlikte kullanıldığında warfarin gibi bazı antikoagulanların etkisini arttırabilir.

Sülfonilüre:

Klinik testler, non-steroid antiromatizmal ilaçlar ile ağızdan alınan şeker ilaçları (sülfonilüre) arasında etkileşim olduğunu göstermiştir. Şimdiye kadar ibuprofen ile sülfonilüre arasında etkileşim bildirilmemiş olmakla birlikte, eş zamanlı tedavi söz konusu olduğunda, önlem olarak kan şekeri değerlerinin kontrolü önerilmektedir.

Takrolimus:

Bu iki ilacın eş zamanlı kullanımı halinde, böbrekte hasar oluşma riski artar. Zidovudin:

Bulgular; zidovudin ve ibuprofen’in birlikte alan HIV (AIDS’e neden olan virüs) taşıyan hemofili (kalıtsal bir pıhtılaşma bozukluğu hastalığı) hastalarında eklem içi kanama ve dokularda kan birikmesi (hematom) riskinde artış olduğunu düşündürmektedir.

Probenesid veya Sülfinpirazon:

Probenesid veya sülfinpirazon (gut tedavisinde kullanılan bir ilaç) içeren preparatlar,

ibuprofenin vücuttan uzaklaştırılmasında bir gecikmeye neden olabilir. Bu durum vücutta

Dolgit birikmesi nedeniyle ilacın istenmeyen etkilerinin artması şeklinde sonuçlanabilir.

Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

YASAL UYARI
Bu sayfadaki bilgiler sağlık uzmanları tarafından yazılmamıştır. Oluşabilecek sorunlardan dolayı sorumluluk reddi ile alakalı yasal uyarı metnini okumak için lütfen buraya tıklayın.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir