Diklojik Yan Etkileri Nelerdir? Yan Etkileri Nelerdir?




Yan Etkileri Nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi Diklojik’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Bazı yan etkiler ciddi olabilir

Bu yaygın yan etkiler özellikle uzun bir zaman periyodunda yüksek bir günlük doz (150 mg) alındığında her 1000 hastadan 1 ila 10 ’unu etkileyebilir

  • Ani ve basıcı göğüs ağrısı (miyokard enfarktüsü veya kalp krizi belirtileri).
  • Nefessizlik, uzanırken soluma güçlüğü, ayak veya bacaklarda şişlik (kardiyak yetmezlik belirtileri).
  • Karın ağrısı, hazımsızlık, mide ekşimesi, gaz, mide bulantısı, kusma,
  • Mide veya barsakta herhangi bir kanama belirtisi (kusmukta kan görülmesi, siyah yada koyu renkli dışkı)
  • Deri dökülmeleri, kaşıntı, morarma, ağrılı kırmızı bölgeler, deri soyulması veya kabarcıklar dahil olmak üzere alerjik reaksiyonlar,
  • Yüz, dudak, eller veya parmaklarda şişlik
  • Derinin ya da gözün beyazının sararması
  • Sürekli boğaz ağrısı veya yüksek ateş
  • İdrar miktarında veya görüntüsünde beklenmeyen değişim

Yaygın görülen yan etkiler (100 hastanın 10’unu etkileyen):

  • Baş ağrısı, Sersemlik hissi, bindirim güçlüğü (dispepsi (hazımsızlık, sindirim bozuklüğü) belirtisi),
  • Karın ağrısı,
  • Gaz,
  • İştah kaybı,
  • Anormal karaciğer fonksiyonu (örneğin transaminaz düzeylerinin yükselmesi), Deri döküntüsü,
  • Uygulama yerinde reaksiyon, ağrı ve sertleşme.
  • Uygulama yerinde tahriş.
  • Mide ağrısı

Seyrek yan etkiler (10.000 hastanın 1 ila 10’unda görülen)

  • Kendiliğinden oluşan kanama ya da morluklar (trombositopeni yani kanamayı durduran trombosit adı verilen hücrelerin azalmasına bağlı belirtiler),
  • Yüksek ateş sık tekrarlanan enfeksiyonlar, sürekli boğaz ağrısı (agranülositoz, yani vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında rol alan bazı hücrelerin azalmasına bağlı belirtiler),
  • Nefes almada ve yutmada güçlük, deri döküntüsü, kaşıntı, kurdeşen, baş dönmesi (aşırı duyarlılık, anafilaktik ve anafilaktoid reaksiyonlar),
  • Hırıltı ve öksürük ile birlikte soluk alıp vermede ani güçlük ve göğüste sıkışma hissi (astımın ya da ateş varsa pnömonit olarak adlandırılan bir çeşit akciğer iltihabı belirtileri),
  • Ani ve şiddetli baş ağrısı, bulantı, sersemlik, uyuşukluk, konuşamama ya da konuşma güçlüğü, güçsüzlük ya da dudaklar ve yüzde paraliz (felç) (serebrovasküler olay ya da inme belirtileri),
  • Boynun sertleşmesi, ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı (aseptik menenjit olarak adlandırılan beyin zarı iltihabı belirtisi),
  • Kan kusma (hematemez belirtileri) ve/veya siyah ya da kanlı dışkılama (mide barsak kanaması belirtileri),
  • Kanlı ishal (kanamalı diyare belirtileri),
  • Siyah dışkılama (melena olarak adlandırılan barsak kanaması belirtileri),
  • Mide ağrısı, bulantı (mide barsak ülseri belirtileri),
  • Derinin ya da gözlerin sararması (sanlık belirtileri), bulantı, iştah kaybı, koyu renkli idrar (hepatit (karaciğer iltihabı)//karaciğer yetmezliği belirtileri),
  • Sersemlik (uykululuk hali belirtisi),
  • Mide ağnsı (gastrit belirtisi),
  • Karaciğer bozukluğu,
  • Kaşıntılı deri döküntüsü (ürtiker [kurdeşen] belirtileri),
  • Genel şişme (ödem belirtileri),
  • Uygulama yerinde nekroz.
  • İshal, kann ağnsı, ateş, bulantı, kusma (kanamalı kolit (kaim barsak iltihabı) ve ülseratif kolit veya Crohn hastalığının alevlenmesi dahil kolit belirtileri),
  • Midenin üzerinde şiddetli ağn (pankreas iltihabı belirtileri),
  • Grip benzeri semptomlar, yorgunluk hissi, kas ağrılan, kan testi sonuçlarında karaciğer enzimlerinde artış (fulminant hepatit, karaciğer nekrozu, karaciğer yetmezliği dahil karaciğer bozukluğu belirtileri),
  • Deride kabarcık (büllöz dermatit belirtileri),
  • Deri renginin kırmızı ya da mor olması (damar iltihabının olası belirtileri), kabarcıklı deri döküntüleri, dudaklarda, gözlerde ve ağızda kabarcıkların oluşması, pullanma ya da soyulmayla birlikte görülen deri iltihabı (eritema multiforme ya da ateş varsa Stevens-Johnson sendromu (ciltte ve göz çevresinde kan oturması, şişlik ve kızarıklıkla seyreden iltihap) ya da toksik epidermal nekroliz (deride içi sıvı dolu kabarcıklarla seyreden ciddi bir hastalık) belirtileri),
  • Pullanma ya da soyulmayla birlikte görülen deri döküntüsü (eksfoliyatif dermatit belirtileri),
  • Derinin güneşe hassasiyetinde artış (ışığa duyarlılık reaksiyonu belirtileri),
  • Mor deri lekeleri (purpura ya da bir alerji nedeniyle oluştuysa Henoch-Schonlein purpura belirtileri),
  • Şişkinlik, güçsüzlük hissi ya da anormal idrara çıkma (akut böbrek yetmezliği belirtileri),
  • İdrarda aşın miktarda protein (proteinini belirtileri),
  • Yüzde ya da karında şişme, yüksek kan basmcı (nefrotik sendrom belirtileri),
  • Yüksek ya da düşük idrar çıkışı, sersemlik, zihin kanşıklığı, bulantı (tubulointerstisiyel nefrit belirtileri),
  • İdrar çıkışının ciddi şekilde azalması (renal papiller nekroz belirtileri),
  • Düşük kırmızı kan hücresi düzeyi (anemi belirtisi),
  • Düşük beyaz kan hücresi düzeyi (lökopeni belirtisi),
  • Zaman, yer, yön algılannda bozulma (dezoryantasyon),
  • Depresyon,
  • Uyuma güçlüğü (uykusuzluk belirtisi),
  • Kabus görme,
  • Uyaranlara karşı aşın duyarlı olma durumu,
  • Rahatsız edici düşünceler ya da ruh hali (psikotik bozukluk belirtileri),
  • Ellerde ya da ayaklarda karıncalanma ya da uyuşukluk (parestezi belirtisi),
  • Bellek zayıflaması (hafıza bozukluğunun belirtileri),
  • Anksiyete,
  • Titreme (tremor),
  • Kabızlık, ağızda yaralar (stomatit (ağız içinde iltihap) belirtileri),
  • Dilde şişme, kızarıklık ve ağn (glossit [dil iltihabı] belirtileri),
  • Yemek borusunda bozukluk (özofagus bozukluğu),
  • Özellikle yemekten sonra üst karın ağnsı (intestinal diyafram hastalığı belirtisi),
  • Çarpıntı,
  • Göğüs ağnsı,
  • Kaşıntılı, kırmızı ve yanma hissine neden olan döküntü (egzema belirtileri),
  • Deri üzerinde oluşan kızarıklık (eritem),
  • Saç dökülmesi (alopesi),
  • Kaşıntı (prurit),
  • İdrarda kan tespit edilmesi (hematüri).
  • Uygulama yerinde irin kesesi (abse).

Bu yan etkilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz.

Diklojik Nasıl Kullanılır?

önerilen dozu aşmayınız. Ağrınızı kontrol edebilen en düşük dozu kullanmanız ve Diklojik’i gerektiğinden uzun süre almamanız önemlidir.

Doktorunuz tam olarak kaç tane Diklojik ampul kullanacağınızı size söyleyecektir. Tedaviye verdiğiniz yanıta bağlı olarak doktorunuz daha yüksek ya da daha düşük bir doz önerebilir.

Erişkinlerde:

Erişkinlere, iki günde en fazla günlük doz olarak bir ampul içeriği verilir, bazı vakalarda günde iki ampul içeriği verilebilir. Gerekirse, tedaviye diklofenak içeren tablet veya suppozituvar (fitil) ile devam edilebilir.

Çözelti ampulden şırıngaya çekilir ve kalça kasının içine derine enjekte edilir.

Çocuklarda Kullanımı

Diklojik çocuklara ve ergenlere (18 yaş altı) verilmemelidir.

Yaşlılarda Kullanımı

Yaşlı hastalar Diklojik’in etkilerine diğer erişkinlerden daha duyarlı olabilir. Bu nedenle, yaşlılar doktor talimatlarına uymaya özellikle dikkat etmeli ve semptomların hafifletilmesi için gereken en düşük miktarda tableti kullanmalıdır. Yaşlı hastaların istenmeyen etkileri derhal doktorlarına bildirmeleri son derece önemlidir.

Böbrek yetmezliği:

Diklojik böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda yapılmış çalışmalar mevcut olmadığından, doz ayarlamasına ilişkin önerilerde bulunulamaz. Hafif ila orta şiddette böbrek yetmezliğiniz varsa diklofenak tabletlerin dikkatli uygulanması konusunda doktorunuz sizi uyaracaktır. Lütfen doktorunuza danışınız.

Doz Aşımı Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Kazayla doktorunuzun size söylediğinden çok daha fazla Diklojik aldıysanız, derhal doktorunuzla ya da eczacınızla temas kurunuz ya da bir hastanenin acil servisine başvurunuz. Tıbbi bakım görmeniz gerekebilir.

Diklojik’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

Diklojik Kullanmayı Unuttuğumda Ne Yapmalıyım?

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

Bir dozu almayı unutursanız, hatırladığınızda vakit geçirmeden bu dozu alınız.

Diklojik Kimler Tarafından Kullanılmamalıdır?

Diklofenak, sodyum metabisülfit (ya da diğer sülfit) ya da bu kullanma talimatının başında verilen, Diklojik’in diğer bileşenlerinden herhangi birine karşı alerjiniz varsa.

Daha önce iltihap ya da ağrı tedavisinde kullanılan ilaçlan (örneğin asetilsalisilik asit/aspirin, diklofenak ya da ibuprofen) aldıktan sonra alerji belirtileri ya da bulgulan yaşadıysanız. Bunlar arasında astım, burun akıntısı, deri döküntüsü, yüzde şişlik yer alabilir. Bu hastalarda “steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar” (NSAII’ler)a şiddetli, nadiren ölümcül, reaksiyonlar oluştuğu bildirilmiştir. Alerjiniz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.

Koroner arter cerrahisi (kalp damar ameliyatı, by-pass gibi) geçirdiyseniz, ameliyat öncesi, sırası ve sonrası ağrıların tedavisinde,

Mide ya da barsak ülseriniz (yara) varsa,

Mide-barsak kanalında kanamanız ya da delinme varsa, böyle durumlarda ortaya çıkan belirtiler arasında kanlı dışkı ya da siyah dışkı da yer alabilir,

Şiddetli böbrek ya da karaciğer hastalığınız varsa,

Şiddetli kalp yetmezliğiniz varsa,

Diklojik Kullananlar Nelere Dikkat Etmelidir?

Diklofenak tedavisine, kalp damar sistemi hastalıktan için önemli risk faktörlerini (örneğin, yüksek kan basıncı, kanınızda yağ (kolesterol, trigliseritler) düzeylerinde anormal derecede yükseklik, şeker hastalığı, sigara kullanımı gibi) taşıyan hastalarda, ancak dikkatli bir değerlendirme sonrasında başlanmalıdır, özellikle yüksek dozda kullanımında (günlük 150 mg) ve uzun süreli tedavilerde bu riskin arttığı görülmüştür. Bu yüzden, diklofenak tedavisinde mümkün olan en kısa tedavi süresi ve en düşük etkili doz tercih edilmelidir. Sağlık mesleği mensuplarının hastaların diklofenak tedavisine devam etme gerekliliğini düzenli olarak tekrar değerlendirmelidir.

Bilinen bir kalp ya da kan daman hastalığınız varsa [ayrıca kontrol edilemeyen yüksek kan basıncı, konjestif kalp yetmezliği (kalbin vücudun ihtiyaçlannı karşılayabilecek kadar kan pompalayamaması), bilinen iskemik kalp hastalığı (kalbin oksijenlenmesini ve kanlanmasını sağlayan damarın daralması) veya periferik arteriyel hastalık (atardamarlann daralması ve bunun sonucunda damarın beslediği bölgeye yeterince kan gidememesi durumu) dahil kalp damar sistemi hastalığı olarak tanımlanır.] Diklojik ile tedavi genellikle önerilmez. (Bilinen kalp hastalığınız varsa ya da kalp hastalığı riski taşıyorsanız ve özellikle 4 haftadan uzun süredir tedavi ediliyorsanız; Diklojik ile tedavinizi sürdürmeniz gerekip gerekmediği doktorunuz tarafından yeniden değerlendirilecektir.)

Kalp damar sistemine yönelik yan etkiler açısından riskinizi mümkün olan en düşük seviyede tutmak üzere ağrı ve/veya şişliğinizi hafifleten en düşük Diklojik dozunu, mümkün olan en kısa süre boyunca almanız genellikle önemlidir.

Diklojik’i başka iltihap giderici ilaçlarla (asetilsalisilik asit/aspirin, kortikosteroidler (kortizon ve benzeri ilaçlar), “kan sulandırıcılar” ve seçici serotonin geri alım inhibitörleri olarak sınıflandırılan depresyon ilaçlan dahil) eş zamanlı olarak alıyorsanız (bkz. “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı”).

Astımınız ya da saman nezleniz (mevsimsel alerjik nezle) varsa.

Daha önce mide ülseri, mide kanaması ya da siyah dışkı gibi mide-barsak sorunları geçirdiyseniz ya da geçmişte iltihap giderici ilaçlar aldıktan sonra mide rahatsızlığı ya da mide yanması olduysa.

Kolon iltihabı (ülseratif kolit) ya da barsak iltihabı (Crohn hastalığı) varsa.

Karaciğer ya da böbrekle ilgili sorunlarınız varsa.

Vücudunuzun susuz kalmış olma olasılığı varsa (örneğin hastalık, ishal, büyük bir ameliyat öncesi ya da sonrası).

Ayaklarınız şişmiş ise.

Diklojik kullanırken herhangi bir zamanda göğüs ağrısı, nefes darlığı, güçsüzlük yada geveleyerek konuşma gibi kalp ya da kan damarları problemlerine işaret eden belirti veya semptomlar yaşarsanız derhal doktorunuzu arayınız.

Diklojik, bir enfeksiyonun belirtilerini (örneğin baş ağrısı, yüksek ateş) hafifletebilir ve dolayısıyla enfeksiyonun saptanmasını ve yeterli derecede tedavi edilmesini güçleştirebilir. Kendinizi iyi hissetmiyor ve doktora görünme ihtiyacı duyuyorsanız, Diklojik kullandığınızı doktorunuza söylemeyi unutmayınız.

Çok nadir durumlarda, diğer iltihap giderici ilaçlar gibi Diklojik de şiddetli alerjik reaksiyonlara (örneğin döküntü) neden olabilir.

Eğer yukarıda tanımlanan belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, derhal doktorunuza haber veriniz.

Hamilelik (Gebelik) Döneminde Kullanılır mı?

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Eğer hamileyseniz ya da hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız, bunu doktorunuza söyleyiniz.

Kesinlikle gerekli olmadığı takdirde hamilelik döneminde Diklojik’i kullanmamalısınız.

Diğer iltihap giderici ilaçlarda olduğu gibi Diklojik de hamilelik döneminin son üç ayında kullanılmamalıdır, çünkü anne kanımdaki bebeğe zarar verebilir ya da doğum sırasmda sorunlara neden olabilir.

Diklojik hamile kalınmasını güçleştirebilir. Hamile kalmayı planlıyorsanız ya da hamile kalma konusunda sorunlarınız varsa, gerekli olmadıkça Diklojik’i kullanmamalısınız.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme Döneminde Kullanılabilir mi?

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Eğer bebeğinizi emziriyorsanız, bunu doktorunuza söyleyiniz.

Diklojik alıyorsanız bebeğinizi emzirmemelisiniz, çünkü bu bebeğiniz için zararlı olabilir.

Diklojik Etken Maddesi Nedir?

Diklojik sodyum metabisülfit içerir. Nadir olarak şiddetli aşın duyarlılık reaksiyonlara ve bronşlan daraltıcı etkisi olabilir.

Diklojik propilen glikol içerir. Alkol benzeri belirtilere neden olabilir.

Diklojik benzil alkol içerir. Prematüre bebekler ve yeni doğanlara uygulanmaması gerekir.

Bebeklerde ve 3 yaşma kadar olan çocuklarda toksik reaksiyonlara ve alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilir.

Bu tıbbi ürün her 3 mPlik dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.

Diğer İlaçlar İle Birlikte Kullanılır mı?

Aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız bunu doktorunuza söylemeniz özellikle önemlidir:

Lityum ya da seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRTlar); (bazı depresyon tiplerinin tedavisinde kullanılan ilaçlar)

Digoksin (kalp sorunları için kullanılan bir ilaç)

Mifepriston (istenmeyen gebelikleri sonlandırmak için kullanılan bir ilaç)

Diüretikler (idrar söktiirücü ilaçlar)

ACE inhibitörleri ya da beta-blokörler (yüksek kan basıncının ve kalp yetmezliğinin tedavisinde kullanılan ilaçlar)

Diğer iltihap giderici ilaçlar (asetilsalisilik asit/aspirin ya da ibuprofen gibi)

Kortikosteroidler (vücudun iltihaptan etkilenen bölgelerinde rahatlama sağlamak için kullanılan ilaçlar)

Kan sulandırıcılar (kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan varfarin ve benzeri ilaçlar)

Diyabet (şeker hastalığı) tedavisinde kullanılan ilaçlar (insülin hariç)

Metotreksat (bazı kanser ya da eklem iltihabı türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç)

Siklosporin, takrolimus (özellikle organ nakli yapılan hastalarda kullanılan ilaçlar)

Trimetoprim (idrar yolu enfeksiyonlarından korunmada ve bu enfeksiyonların tedavisinde kullanılır)

Kinolon türevi antibakteriyel ilaçlar (enfeksiyona karşı kullanılan bazı ilaçlar)

Vorikanozol (mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaç)

Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

YASAL UYARI
Bu sayfadaki bilgiler sağlık uzmanları tarafından yazılmamıştır. Oluşabilecek sorunlardan dolayı sorumluluk reddi ile alakalı yasal uyarı metnini okumak için lütfen buraya tıklayın.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir