Diclofix Yan Etkileri Nelerdir? Nedir ve Ne İçin Kullanılır?


Diclofix beyaz, yuvarlak efervesan tablet şeklinde sunulmaktadır.

Her bir efervesan tablet 25 mg etkin madde (diklofenak sodyum) içerir.

Diclofix, ağrı ve iltihap tedavisinde kullanılan “steroidal olmayan iltihap giderici ilaçlar” (NSAİT’ler) isimli bir ilaç grubuna dahildir.

30 efervesan tabletlik ambalaj miktarlarında bulunmaktadır.

Diclofix aşağıdaki rahatsızlıkların tedavisinde kullanılabilir:

Kireçlenme (osteoartrit), eklemlerde ağrı ve şekil bozukluğu ile seyreden romatoid artrit, gençlerde eklemlerde ağrı ve şekil bozukluğu (juvenile romatoid artrit) ve sırt, boyun ve göğüs kafesi eklemlerinde sertleşme ile seyreden ağrılı ilerleyici romatizma (ankilozan spondilit) belirti ve bulgularının tedavisi ile akut guta bağlı eklem iltihabı (akut gut artriti), akut kas-iskelet sistemi ağrıları, ameliyattan sonraki ağrı (postoperatif ağrı) ve ağrılı adet görme (dismenore) tedavisinde endikedir.

Yan Etkileri Nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi Diclofix’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.


Bazı yan etkiler ciddi olabilir

Bu yaygın yan etkiler özellikle uzun bir zaman periyodunda yüksek bir günlük doz (150 mg) alındığında her 1000 hastadan 1 ila 10’unu etkileyebilir.

  • Ani ve ezici göğüs ağrısı (miyokard enfarktüsü veya kalp krizi belirtileri)
  • Nefessizlik, uzanırken nefes alıp-vermede güçlük, ayak veya bacaklarda şişlik (kardiyak yetmezlik belirtileri).
  • Karın ağrısı, hazımsızlık, mide ekşimesi, gaz, mide bulantısı, kusma,
  • Mide veya barsakta herhangi bir kanama belirtisi (kusmukta kan görülmesi, siyah ya da koyu renkli dışkı)
  • Deri dökülmeleri, kaşıntı, morarma, ağrılı kırmızı bölgeler, deri soyulması veya kabarcıklar dahil olmak üzere alerjik reaksiyonlar,
  • Yüz, dudak, eller veya parmaklarda şişlik
  • Derinin ya da gözün beyazının sararması
  • Sürekli boğaz ağrısı veya yüksek ateş
  • İdrar miktarında veya görüntüsünde beklenmeyen değişim

Yaygın görülen yan etkiler:


  • Baş ağrısı,
  • Sersemlik hissi,
  • Vertigo (denge bozukluğundan kaynaklanan baş dönmesi)
  • Bulantı,
  • Kusma,
  • İshal,
  • Sindirim güçlüğü (dispepsi (hazımsızlık, sindirim bozukluğu)belirtisi),
  • Karın ağrısı,
  • Gaz,
  • İştah kaybı,
  • Anormal karaciğer fonksiyonu test sonuçları (örneğin transaminaz düzeylerinin yükselmesi),
  • Deri döküntüsü.

Seyrek yan etkiler

  • Kendiliğinden oluşan kanama ya da morluklar (trombositopeni yani kanamayı durduran trombosit adı verilen hücrelerin azalmasına bağlı belirtiler),
  • Yüksek ateş, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, sürekli boğaz ağrısı (agranülositoz yani vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında rol alan bazı hücrelerin azalmasına bağlı belirtiler),
  • Nefes almada ve yutmada güçlük, deri döküntüsü, kaşıntı, kurdeşen, baş dönmesi (aşırı duyarlılık, anafilaktik ve anafılaktoid reaksiyonlar),
  • Yüzün, dudakların, ağzın, dilin ya da boğazın şişmesiyle ortaya çıkan alerjik reaksiyon (buna çoğunlukla döküntü ve kaşıntı eşlik eder). Bu reaksiyon yutma güçlüğüne, hipotansiyona (düşük kan basıncı) ve baygınlığa neden olabilir. Hırıltı ve öksürük ile birlikte soluk alıp vermede ani güçlük ve göğüste sıkışma hissi (astımın ya da ateş varsa pnömonit olarak adlandırılan bir çeşit akciğer iltihabı belirtileri),
  • Ani ve şiddetli baş ağrısı, bulantı, sersemlik, uyuşukluk, konuşamama ya da konuşma güçlüğü, güçsüzlük ya da dudaklar ve yüzde felç (serebrovasküler olay ya da inme belirtileri),
  • Boynun sertleşmesi, ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı (aseptik menenjit olarak adlandırılan beyin zarı iltihabı belirtisi),
  • Şiddetli mide ağrısı, kanlı ya da siyah dışkılama. Kan kusma.
  • Kan kusma (hematemez belirtileri) ve/veya siyah ya da kanlı dışkılama (mide-barsak kanaması belirtileri),
  • Kanlı ishal (kanamalı diyare belirtileri),
  • Siyah dışkılama (melena olarak adlandırılan barsak kanaması belirtileri),
  • Mide ağrısı, bulantı (mide-barsak ülseri belirtileri),
  • Derinin ya da gözlerin sararması (sarılık belirtileri), bulantı, iştah kaybı, koyu renkli idrar (hepatit [karaciğer iltihabıj/karaciğer yetmezliği belirtileri),
  • Sersemlik (uykululuk hali belirtisi),
  • Mide ağrısı (gastrit belirtisi),
  • Genel şişme (ödem belirtileri).

Çok seyrek yan etkiler

  • Özellikle yüzün ve boğazın şişmesi (anjiyoödem belirtileri),
  • Havale (konvülsiyon belirtileri),
  • Baş ağrısı, baş dönmesi (hipertansiyon ya da yüksek kan basıncı belirtileri)
  • Deri döküntüsü, morumsu-kırmızı lekeler, ateş, kaşıntı (vaskülit [kan damarlarının iltihabı] belirtileri),
  • İshal, karın ağrısı, ateş, bulantı, kusma (kanamalı kolit (kalın barsak iltihabı) ve ülseratif kolit veya Crohn hastalığının alevlenmesi dahil kolit belirtileri),
  • Midenin üzerinde şiddetli ağrı (pankreas iltihabı belirtileri),
  • Grip benzeri semptomlar, yorguluk hissi, kas ağrıları, kan testi sonuçlarında karaciğer enzimlerinde artış (fulminant hepatit, karaciğer nekrozu, karaciğer yetmezliği dahil karaciğer bozukluğu belirtileri),
  • Deride kabarcık (büllöz derınatit belirtileri),
  • Deri renginin kırmızı ya da mor olması (damar iltihabının olası belirtileri), kabarcıklı deri döküntüleri, dudaklarda, gözlerde ve ağızda kabarcıkların oluşması, pullanma ya da soyulmayla birlikte görülen deri iltihabı (eritema multiforme ya da ateş varsa Stevens-Johnson sendromu (ciltte ve göz çevresinde kan oturması, şişlik ve kızarıklıkla seyreden iltihap) ya da toksik epidermal nekroliz (deride içi sıvı dolu kabarcıklarla seyreden ciddi bir hastalık) belirtileri),
  • Pullanma ya da soyulmayla birlikte görülen deri döküntüsü (eksfoliyatif dermatit belirtileri),
  • Derinin güneşe hassasiyetinde artış (ışığa duyarlılık reaksiyonu belirtileri),
  • Mor deri lekeleri (purpura ya da bir alerji nedeniyle oluştuysa Henoch-Schonlein purpura belirtileri),
  • Şişkinlik, güçsüzlük hissi ya da anormal idrara çıkma (akut böbrek yetmezliği belirtileri),
  • İdrarda aşırı miktarda protein (proteinüri belirtileri),
  • Yüzde ya da karında şişme, yüksek kan basıncı (nefrotik sendrom belirtileri),
  • Yüksek ya da düşük idrar çıkışı, sersemlik, zihin karışıklığı, bulantı (tubulointerstisiyel nefrit belirtileri),
  • İdrar çıkışının ciddi şekilde azalması (renal papiller nekroz belirtileri),
  • Düşük kırmızı kan hücresi düzeyi (anemi belirtisi),
  • Düşük beyaz kan hücresi düzeyi (lökopeni belirtisi),
  • Zaman, yer, yön algılarında bozulma (Dezoryantasyon)
  • Depresyon,
  • Uyuma güçlüğü (uykusuzluk belirtisi),
  • Kabus görme,
  • Uyaranlara karşı aşırı duyarlı olma durumu, tepki gösterme yeteneği (irritabilite),
  • Rahatsız edici düşünceler ya da ruh hali (psikotik bozukluk belirtileri),
  • Ellerde ya da ayaklarda karıncalanma ya da uyuşukluk (parestezi belirtisi),
  • Bellek zayıflaması (hafıza bozukluğunun belirtileri),
  • Anksiyete, Titreme (tremor),
  • Tat alma duyusunda bozulma (disgözi belirtileri),
  • Duymada güçlük (işitme bozukluğunun belirtisi),
  • Görme bozuklukları (görmede bozukluk, bulanık görme, çift görme belirtileri),
  • Kulak çınlaması,
  • Kabızlık, ağızda yaralar (stomatit [ağız içinde iltihap] belirtileri),
  • Dilde şişme, kızarıklık ve ağrı (glossit [dil iltihabı] belirtileri),
  • Yemek borusunda bozukluk (özofagus bozukluğu),
  • Özellikle yemekten sonra üst karın ağrısı (intestinal diyafram hastalığı belirtisi),
  • Çarpıntı,
  • Göğüs ağrısı,
  • Kaşıntılı, kırmızı ve yanma hissine neden olan döküntü (egzema belirtileri),
  • Deri üzerinde oluşan kızarıklık (eritem),
  • Saç dökülmesi (alopesi),
  • Kaşıntı (prurit),
  • İdrarda kan tespit edilmesi (hematüri),
  • Hemoridlere bağlı kanama,
  • Uygulama yerinde irin kesesi (abse).

Bu yan etkilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz.

Eğer Diclofix’i birkaç haftadan daha uzun süredir alıyorsanız, fark etmediğiniz istenmeyen etkilere sahip olmadığınızdan emin olmak için doktorunuza düzenli kontrole gitmelisiniz.

Diclofix Nasıl Kullanılır?

Doktorunuzun verdiği talimatlara dikkatle uyunuz. Önerilen dozu ve tedavi süresini aşmayınız.

Önerilen dozu aşmayınız. Ağrınızı kontrol edebilen en düşük dozu kullanmanız ve Diclofix’i gerektiğinden uzun süre almamanız önemlidir.

Doktorunuz tam olarak kaç tane Diclofix alacağınızı size söyleyecektir. Tedaviye verdiğiniz yanıta bağlı olarak doktorunuz daha yüksek ya da daha düşük bir doz önerebilir.

Erişkinlerde:

Tavsiye edilen başlangıç günlük dozu 100-150 mg’dır. Daha hafif vakalarda, uzun süreli tedavide olduğu gibi, günde 75-100 mg Diclofix verilmesi genellikle yeterlidir. Günde 150 mg’ı aşmayınız. Günlük doz 2-3’e bölünmelidir. Gece ağrısını ve sabah sertliğini önlemek için gündüz tabletlerle sürdürülen tedavi, gece yatarken uygulanan bir suppozituvar (fitil) ile (tablet ve fitilin günlük toplam dozu en fazla 150 mg olacak şekilde) desteklenebilir.

Ağrılı adet dönemlerinde, belirtilerin hissedilmesi ile 50 ila 100 mg doz ile tedaviye başlanır. Gerektiğinde, günde 3 doz 50 mg ile devam edilir. Günde 150 mg’ı aşmayınız.

Diclofix, bir bardak suda eritilmeli ve bekletilmeden içilmelidir.

Diclofixin yemeklerden önce ya da aç karnına alınması önerilir. Efervesan tabletleri bölmeyiniz ya da çiğnemeyiniz.

Çocuklarda ve ergenlerde kullanımı:

Diclofix12 aydan küçük çocuklara verilmemelidir.

Diclofix, 1 yaş ve üzerindeki çocuklara ve erişkinlere, hastalığın şiddetine bağlı olarak, günde 0.5-2 mg/kg, 2-3’e bölünmüş dozlar halinde verilmelidir. Günde 150 mg’ı aşmayınız (Örnek: 20 kg ağırlığındaki bir çocuk 10 ila 40 mg günlük doz kullanmalıdır.).

Juvenil romatoid artrit tedavisi için, günlük doz bölünmüş dozlar halinde maksimum 3 mg/kg’a kadar çıkarılabilir.

Yaşlılarda Kullanımı

Yaşlı hastalar Diclofix’in etkilerine diğer erişkinlerden daha duyarlı olabilir. Bu nedenle, yaşlılar doktor talimatlarına uymaya özellikle dikkat etmeli ve şikayetlerin hafifletilmesi için gereken en düşük miktarda efervesan tableti kullanmalıdır. Yaşlı hastaların istenmeyen etkileri derhal doktorlarına bildirmeleri son derece önemlidir.

Özel Kullanım Durumları

Diclofix böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda yapılmış çalışmalar mevcut olmadığından, doz ayarlanmasına ilişkin önerilerde bulunulamaz. Hafif ila orta şiddette böbrek yetmezliğiniz varsa Diclofix’in dikkatli uygulanması konusunda doktorunuz sizi uyaracaktır. Lütfen doktorunuza danışınız.

Karaciğer yetmezliği:

Diclofix karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda yapılmış çalışmalar mevcut olmadığından, doz ayarlamasına ilişkin önerilerde bulunulamaz. Hafif ila orta şiddette karaciğer yetmezliğiniz varsa DİCLOFİX’in dikkatli uygulanması konusunda doktorunuz sizi uyaracaktır. Lütfen doktorunuza danışınız.

Eğer Diclofix’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Doz Aşımı Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Kazayla doktorunuzun size söylediğinden çok daha fazla efervesan tablet aldıysanız, derhal doktorunuzla ya da eczacınızla temas kurunuz ya da bir hastanenin acil servisine başvurunuz. Tıbbi bakım görmeniz gerekebilir.

Diclofix’ten kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

Diclofix Kullanmayı Unuttuğumda Ne Yapmalıyım?

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

Diclofix kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

Diclofix Kimler Tarafından Kullanılmamalıdır?

Diklofenak’a ya da DtCLOFİX’in bu kullanma talimatının başında listelenen diğer bileşenlerinden herhangi birine karşı alerjiniz varsa,

Daha önce iltihap ya da ağrı tedavisinde kullanılan ilaçları (örneğin asetilsalisilik asit/aspirin, diklofenak ya da ibuprofen) aldıktan sonra alerji belirtileri ve bulguları yaşadıysanız. Bunlar arasında astım, burun akıntısı, deri döküntüsü, yüzde şişlik yer alabilir. Bu hastalarda “steroidal olmayan iltihap giderici ilaçlar” (NSAİİ’ler)a şiddetli, nadiren ölümcül, anafilaksi adı verilen dilde şişme, nefes darlığı tansiyon düşüklüğü ve ciltte döküntülerin eşlik edebildiği tablonun oluşabildiği bildirilmiştir. Alerjiniz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.

Koroner arter cerrahisi (kalp damar ameliyatı, by-pass gibi) geçirdiyseniz, ameliyat öncesi, sırası ve sonrası ağrıların tedavisinde,

Mide ya da barsak ülseriniz (yara) varsa,

Mide-barsak kanalında kanamanız ya da delinme varsa, böyle durumlarda ortaya çıkan belirtiler arasında kanlı ya da siyah dışkılama yer alabilir,

Şiddetli böbrek ya da karaciğer hastalığınız varsa,

Ağır kalp yetmezliğiniz varsa,

Hamilelik (Gebelik) Döneminde Kullanılır mı?

Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse Diclofix’i kullanmadan önce bunu doktorunuza danışınız. Doktorunuz bu ilacın sizin için uygun olup olmadığına karar verecektir.

Alerjiniz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.

Diclofix Kullananlar Nelere Dikkat Etmelidir?

Diklofenak tedavisine, kalp damar sistemi hastalıkları için önemli risk faktörlerini (örneğin, yüksek kan basıncı, kanınızda yağ (kolesterol, trigliseritler) düzeylerinde anormal derecede yükseklik, şeker hastalığı, sigara kullanımı gibi) taşıyan hastalarda, ancak dikkatli bir değerlendirme sonrasında başlanmalıdır. Özellikle yüksek dozda kullanımında (günlük 150 mg) ve uzun süreli tedavilerde bu riskin arttığı görülmüştür. Bu yüzden, diklofenak tedavisinde mümkün olan en kısa tedavi süresi ve en düşük etkili doz tercih edilmelidir. Sağlık mesleği mensuplarının hastaların diklofenak tedavisine devam etme gerekliliğini düzenli olarak tekrar değerlendirmelidir.

Bilinen bir kalp ya da kan damarı hastalığınız varsa [ayrıca kontrol edilemeyen yüksek kan basıncı, konjestif kalp yetmezliği (kalbin vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar kan pompalayamaması), bilinen iskemik kalp hastalığı (kalbin oksijenlenmesini ve kanlanmasını sağlayan damarın daralması) veya periferik arteriyel hastalık (atardamarların daralması ve bunun sonucunda damarın beslediği bölgeye yeterince kan gidememesi durumu) dahil kalp damar sistemi hastalığı olarak tanımlanır.] Diclofix ile tedavi genellikle önerilmez. (Bilinen kalp hastalığınız varsa ya da kalp hastalığı riski taşıyorsanız ve özellikle 4 haftadan uzun süredir tedavi ediliyorsanız; Diclofix ile tedavinizi sürdürmeniz gerekip gerekmediği doktorunuz tarafından yeniden değerlendirilecektir.)

Kalp damar sistemine yönelik yan etkiler açısından riskinizi mümkün olan en düşük seviyede tutmak üzere ağrı ve/veya şişliğinizi hafifleten en düşük Diclofix dozunu, mümkün olan en kısa süre boyunca almanız genellikle önemlidir.

Diğer İlaçlar İle Birlikte Kullanılır mı?

Astımmız ya da saman nezleniz (mevsimsel alerjik nezle) varsa.

Daha önce mide ülseri, mide kanaması ya da siyah dışkı gibi mide-barsak sorunları geçiıdiyseniz ya da geçmişte iltihap giderici ilaçlar aldıktan sonra mide rahatsızlığı ya da mide yanması olduysa.

Kolon iltihabı (ülseratif kolit) ya da barsak iltihabı (Crohn hastalığı) varsa.

Karaciğer ya da böbrekle ilgili sorunlarınız varsa

Vücudunuzun susuz kalmış olma olasılığı varsa (örneğin hastalık, ishal, büyük bir ameliyat öncesi ya da sonrası).

Ayaklarınız şişiyorsa.

Kanama bozukluğunuz ya da kanla ilgili başka bozukluklarınız varsa (porfiri adında nadir bir karaciğer sorunu dahil olmak üzere)

Bağ dokusu hastalıkları ya da benzer bir rahatsızlığınız varsa.

Yukarıdaki uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

Diclofix kullanırken herhangi bir zamanda göğüs ağrısı, nefes darlığı, güçsüzlük ya da konuşmada bozulma gibi kalp ya da kan damarları problemlerine işaret eden belirti veya semptomlar yaşarsanız derhal doktorunuzu arayınız.

Diclofix , bir enfeksiyonun belirtilerini (örneğin baş ağrısı, yüksek ateş) hafifletebilir ve dolayısıyla enfeksiyonun saptanmasını ve yeterli derecede tedavi edilmesini güçleştirebilir. Kendinizi iyi hissetmiyor ve doktora görünme ihtiyacı duyuyorsanız, DİCLOFIX kullandığınızı doktorunuza söylemeyi unutmayınız.

Çok nadir durumlarda, diğer iltihap giderici ilaçlar gibi DİCLOFİX de şiddetli alerjik reaksiyonlara (örneğin döküntü) neden olabilir.

Eğer yukarıda tanımlanan belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, derhal doktorunuza haber veriniz.

Diclofix İle Birlikte Yiyecek ve İçecek Tüketimi

Diclofix bir bardak suda eritilmeli ve bekletilmeden içilmelidir.

Diclofix öğünlerden önce ya da aç karnına kullanılmalıdır.

Hamilelik

ilacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Eğer hamileyseniz ya da hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız, bunu doktorunuza söyleyiniz. Kesinlikle gerekli olmadığı takdirde hamilelik döneminde Diclofix’i kullanmamalısınız.

Diğer iltihap giderici ilaçlarda olduğu gibi Diclofix de hamilelik döneminin son üç ayında kullanılmamalıdır, çünkü anne karnındaki bebeğe zarar verebilir ya da doğum sırasında sorunlara neden olabilir.

Diclofix hamile kalınmasını güçleştirebilir. Hamile kalmayı planlıyorsanız ya da hamile kalma konusunda sorunlarınız varsa, gerekli olmadıkça Diclofix’i kullanmamalısınız.

Emzirme Döneminde Kullanılabilir mi?

ilacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Eğer bebeğinizi emziriyorsanız, bunu doktorunuza söyleyiniz.

Diclofix alıyorsanız bebeğinizi emzirmemelisiniz; çünkü bu bebeğiniz için zararlı olabilir.

Araç ve makina kullanımı

Diklofenak sodyum kullanan hastalarda nadir olarak görme bozuklukları, sersemlik ya da uyku hali gibi yan etkiler görülebilir. Bu tür etkilerini fark ederseniz, araç ve makine kullanmamalı ya da dikkatli olmanızı gerektiren başka aktivitelerde bulunmamalısınız. Bu tür bir etkiyle karşılaştığınız takdirde bunu mümkün olan en kısa sürede doktorunuza bildiriniz.

Diclofix Etken Maddesi Nedir?

Bu tıbbi ürün her dozunda 5.804 mmol (133.50 mg) sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.

Diclofix, fenilalanin için bir kaynak içermektedir. Fenilketonürisi olan insanlar için zararlı olabilir.

Diclofix sorbitol (E420) ve laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlık) olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.

Diclofix her dozunda 3 mg propilen glikol içermektedir. Dozu nedeniyle herhangi bir uyarı gerektirmemektedir.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı

Aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız, bunu doktorunuza söylemeniz özellikle önemlidir:

Lityum ya da seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRFlar); (bazı depresyon tiplerinin tedavisinde kullanılan ilaçlar).

Digoksin (kalp sorunları için kullanılan bir ilaç).

Mifepriston (istenmeyen gebelikleri sonlandırmak için kullanılan bir ilaç).

Diüretikler (idrar söktürücü ilaçlar).

ACE inhibitörleri ya da beta-blokörler (yüksek kan basıncının ve kalp yetmezliğinin tedavisinde kullanılan ilaçlar).

Diğer iltihap giderici ilaçlar (asetilsalisilik asit/aspirin ya da ibuprofen gibi).

Kortikosteroidler (vücudun iltihaptan etkilenen bölgelerinde rahatlama sağlamak için kullanılan kortizon ve benzeri ilaçlar).

Kan sulandırıcılar (kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan varfarin ve benzeri ilaçlar).

Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar (insülin hariç).

Metotreksat (bazı kanser ya da eklem iltihabı türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç).

Siklosporin, takrolimus (özellikle organ nakli yapılan hastalarda kullanılan ilaçlar)

Trimetoprim (idrar yolu enfeksiyonlarından korunmada ve bu enfeksiyonların tedavisinde kullanılır).

Kinolon türevi antibakteriyel ilaçlar (Enfeksiyona karşı kullanılan bazı ilaçlar).

Vorikonazol (mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaç).

Fenitoin (havale tedavisinde kullanılan bir ilaç).

Kolestipol ve kolestiramin (kolesterol düşürücü olarak kullanılan ilaçlar).

Sorular ve Yorumlar