Çocuklarımıza Nasıl Yaklaşmalıyız ?

Çocukların yetişme tarzının günümüz dünyasının en büyük sorunlarından bir haline geldiği konusu su götürmez bir gerçek haline büründü. Antonie de Saint-Exupery’nin de ifade ettiği gibi günümüz yetişkinlerinin bir zamanlar çocuk olduğu gerçeği yadsınamaz.

Türk Toplumunda Çocuk Gelişimi

Dolayısıyla çocukluk döneminde şekillenen davranış ve yaşayış biçimi doğrudan geleceği etkiliyor. Aile içerisindeki sorunlu çocuk büyüdüğünde toplum içerisinde de sorunlu olmaya devam ediyor. Yani başlangıçta psikolojik olarak değerlendirebileceğimiz bir sorun zamanla sosyolojik bir muhtevaya kavuşuyor.

Toplumları ise modernite ilkesine göre modern ve modern olmayan olarak ikiye ayırdığımızda, bu sorunun daha çok modern toplumlarda yer bulduğunu görülüyor. Bu sorunların temelinde de yetişkinlerin çocuklara olan yaklaşımı büyük ölçüde etkili.

Modern dünyanın modern toplumlarında zaman kavramının önemini gittikçe arttırması ve dünya ekonomik sistemine hakim olan kapitalist düşüncenin ‘Daha fazla tüketmek için daha fazla çalış‘ mottosu bu sorunun en önemli yapıtaşlarından.

d4e2ce92e7548f5bc94aadccf7a0f25d-1.png

Daha fazla tüketmek için daha fazla çalışan ebeveynlerin çocuklara yeterli ilgi alaka ve sevgi göstermemesi, bu durumu çıkmaza sürekleyen en önemli etmenlerden. Bu bağlamda bu sorunun çözümü ise sorunu oluşmasında en büyük rol sahibi ebeveynlerde saklı.

Ebeveynlerin Çocuklara Yaklaşım Stratejileri

Çocukların ilk örnek aldıkları kişilerin anne ve babaları olduğu gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda, ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken ilk hususun kendi davranışları olduğu görülür.

Anne ve baba yaşanılan sorunları aile içine yansıtmamalı ve ev içerisinde daima olumlu bir hava estirmelilerdir. Bu noktada atılacak ikinci adım ise anne ve babaların çocuklarının birer birey oldukları gerçeğini farketmelidir.

d4e2ce92e7548f5bc94aadccf7a0f25d-2.png

Aile içi alınacak kararlarda sanki bir yetişkinmiş gibi karar mevzu konu ciddi ve ayrıntılı bir şekilde anlatılmalı ve çocuklarafikirlerinin önemsenildiği hissettirilmelidir.

Bilişim çağının yaygınlaşmasıyla asosyalleşen deyim yerindeyse e-çocuk olan bu değerli bireyler için özel oyun vakitleri ayrılmalı ve tüm aile bu faaliyete iştirak etmelidir. Bu aile içerisindeki bağları güçlendireceği gibi çocukların kafasında da aile kavramına dair olumlu izler bırakacak ve nihayetinde oluşacak güçlü aileler güçlü bir toplumun temelini atacaktır. Yani geçmişin çocukları geleceğin yetişkinlerinin karakterini belirleyecektir.